ZORBA İKTİDAR VE DOĞAL İKTİDAR

İktidar kurucu güçler, bilimsel bilgiyi ve yaratıcılığı, sanat ve kültürü hapsedip, tekellerine alarak iktidarlarını yükselttiler. Bilgiyi, ahlaki içeriğinden koparıp, bilginin ahlakla olan iç içeliğine ve bilginin, ahlaki uyumuna son verdiler.

Güneşin, hiç ayırmadan bütün canlılığa güç ve hayat vermesi gibi, adalet ve özgürlük ışığı veren, maddi ve manevi tüm toplumsal gerçeğin bilgisi de; erdemli sevgisiyle, sadece bir bireyi, bir grubu ya da bir zümreyi değil, tüm insanları ve zamanları içine alabilecek bir evrenselliğe açılır. Bu bilgi, ayrıştırıcı değil kapsayıcı, ikiliklerle kutuplaştırıcı değil, farklılıklarla rengârenk bezenen, bütünleştirici bilgidir. Toplumsal ilişkileri gönüllülüğe dayanan, özgürleştiren bu bilgide, bir avuç iflah olmaz zalim dışında, asla ötekileştirme yoktur.

Zorba iktidar, insanlığın; yaşamı kendince okuma ve gerçeği özgürce arayış biçimine müdahale ile başlamıştır ve insanlığın hayatı okuma biçiminin, özgürlükçü bir adalet çizgisine kavuşturulmasıyla, zorbalık eski gücünü yitirecek ve sönecektir. Bu anlamda “iktidarsız iktidarı” yeniden savunmak demek, içinde tahakküm ve zora dayalı ilişkileri barındırmayan ve buna kapalı olan, “doğal iktidar”ı ve Dar’üs-Selamı savunmak demektir.

Doğal iktidar, haddi aşmayan ve hayatın doğal ölçülerine uyan ortak iyiliğin nizamı ve uyumu içindedir. İlk toplumsallaşma sürecinde var olan doğal iktidar dönemi, çok daha bilinçli bir şekilde yeniden oluşturulabilir. Bu aynı zamanda, hayatın doğallığının bozulmasına bir itirazdır ve hayatın doğal işleyişine yeniden kavuşabilmesi için, hayata akli, iradi ve vicdani müdahale sürecidir. Bu anlamda “Su akar yolunu bulur” deyimine dayanarak, hayatın ‘süregiden’ kendi doğallığına boyun eğmek ve kendiliğindenciliği savunmak ve hayata karşı edilgen kalmak, Müslümanların tutumu olamaz. Aksine Müslümanlar,günümüzde hayatın süregiden bir doğallığı kalmadığı, her şeyin, her ilişkinin yapaylaşmış, metalaşmış olmasından hareketle, bunu amaçlayan küresel kapitalizme karşı, en ön safta cephe açmak ve kapitalizme karşı çıkan bütün onurlu güçlerle omuz omuza, yan yana olmak durumundadır.
Çünkü Mülk ve iktidar sadece Allah’ındır. Doğaya ve doğal yaşama zorla müdahale eden ve doğal dengeyi bozan her zorba güce karşı, mazlumların ve doğanın hakkını savunmak demek, Allah’ın yolunu savunmak demektir ve bu doğal savunma hattını korumak; en adil, en meşru ve insani haktır.

Aydın Mutlu Dinçoğul

10609633_1525952177620493_1248387971174085715_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir