YALANCININ MUMU ?

Eğer “kalkınma”nın tarz ve yöntemi bu şekilde devam ederse, ülkemizin 2023 de dünyanın 10.büyük ekonomisi olacağı, keskin bir yalandır. Yalancının mumu ne vakit sönecek bilmiyorum ama Kore’nin 2025’de 7.sırada olabileceğini ve Türkiye’nin ancak 16. sırada kalacağını, Dünya Bankası verilerinden öğrenebiliyoruz.
1980’lerin ortasına kadar geri ve fakir bir ülke olan Kore, korkunç bir hırsla atağa kalktı. Bu atakta öne geçmesinin temel nedeni, yüksek teknoloji ihraç eden ülkeler arasına girebilmeyi başarmasıdır. Dünya Bankasının, gezegendeki yüksek teknoloji ihracatı verilerine baktığınızda bu gerçeği daha açık görebilirsiniz.

Ülkeler –       – 2000                         — 2013

Çin –           41.7 milyar dolar  –  560.0 Milyar dolar
Kore –        54.3.                            130.5
Malezya –  47.0                               60.4
Brezilya –    5.6                                 8.4
Hindistan – 2.0                               16.7
Türkiye –      1.0                                2.2
Polonya –     0.8                              12.0

Türkiye’de en büyük 500 şirket içinden sadece 12 tanesi yüksek teknoloji ihraç edebilmektedir. 186’sı en düşük teknolkojiyi, 163’ü düşük teknolojiyi, 109’u orta düzeyde bir teknolojiyi ihraç etmektedir.

İhracatta Yüksek teknolojinin payı Türkiye’de %1.8 iken Kore’de %26.2 Metropol kapitalist ülkelerde %17 dir. Türkiye’de 987 Ar-Ge personeli varken Kore’de 5.928, Metropol ülkelerde 3.602 yetişmiş deneyimli personel vardır.
Bu veriler ışığında gelecekte, Batı uygarlığının ekonomik ve teknolojik üstünlüğünün, Çin, Kore ve Hindistan gibi Asya ülkeleri tarafından geçileceği öngörülebilir. Örneğin Hindistan, Mars’ın yörüngesine Rusya, AB ve ABD’den sonra, sonda yollamayı başaran bir ülkedir. Bu araştırma ve sonda projesinin maliyeti 74 milyon dolardı. Bugün Türk ekonomisinin 600 milyon dolara “saray” yaptırdığı veya 150 milyon dolara uçak aldığı düşünülürse, “kalkınma”nın nasıl ilerleyeceği tam bir muammadır.

Küresel kapitalizm, dünyada cep telefonu, radar, lazer vb.teknolojik aygıtların temel elementi olan ve nadir bulunan elementlerin 40 yıl içinde tükeneceğini bildiğinden, uzay teknolojileri ile Mars’a yönelmektedir. Artık Mars ile Jupiter arasındaki astroidleri, Dünya yörüngesine getirerek, maden çıkartma istasyonları kurmanın planlandığı bir çağa yaklaşmaktayız. Bugün Dünyada derin uzay madenciliği yapmak üzere kurulmuş sadece 4 şirket vardır.

Bunun yanında insanın gen haritasının çözülmüş olması sonucunda, ölümsüzlük sırrına biraz daha yaklaşılmıştır. Geliştirilen insan beyni projeleri ile, beyinlerimizde olup bitenlerin okunması, hatıralarımızı TV’lerde izlememiz, 3 boyutlu yazıcılarla teknoloji ve bilgi transferi yapmamız gibi yüksek teknoloji alanları giderek yaygınlaşmaktadır. Küresel kapitalizmin, fosil yakıtlar yerine parçacık/kuark enerjisiyle çalışan motorlar yapmaya hazırlandığı da bilinmektedir.

Hal böyleyken bütün sorun, zalimlerin kibir ve üstünlük duygusuna kapılıp, dünyayı kirlettikleri gibi, uzayı da kirleterek zulümlerine devam edip edemeyecekleridir. Dünyada açlık, işsizlik ve yoksulluk, korkunç bir adaletsizlik yaratmaya devam ederken, tüm bunların engellenmesi uğruna mücadele verilmemesi olanaksızdır. Mevcut gösteri demokrasileri ve zora dayalı bütün ilişki tarzları er geç aşılacak ve en azından yeryüzünün bir bölümünde, adalet ve barış hüküm sürecektir.

Aydın Mutlu Dinçoğul

10592709_1527475040805913_5335127767232862180_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir