ŞİMDİ” AKARKEN

 

Çöplüklerden rüyaları sürükler yağmur
Keder bölüşür kalabalık yalnızlıklar
Kentlerde yıkım ve talan
Martılar rüzgarla oynaşır
Yoksulluk umudu paylaşır

Ay buluta girende durur zaman
Zifiri karanlıktır gece, vermez el aman
Şifa değil yayılan kentlerden denizlere
Zehirdir solunan her nefeste
Üçüncü dünyadır bu, yerin altıdır
Kahır çeker, sevda doldurur

Dağları sessiz ve durgundur
Rüzgarı sert esende
Fırtına aniden patlar kabarır
Acılar ne geçer ne unutulur
Kâr etmez ayazda güneşin sıcaklığı
Koca dağları sınar insanı
Zamanı boldur, bekler boş bir anını

Nasıl benzer, vur patlasın çal oynasın kentler
Kızgın, saklı ve yorgun, yoksul kırlara
Kırlardan tutuşur ateş, yeryüzü ardı ardına aydınlanır
Kentlerin varoşları sarar, demir sığınakları
Gönül bağları, akıl fırtınasıyla sarılır
Yürekler kucaklar yeryüzünü
Haneleri saran gül kokusudur
Neşeyle yaşamak istenci, zalimın kanını kurutur
Kokmuş bataklığın sisi, sevincin rüzgarıyla savrulur

Nedir ki paylaşılamayan, birinde çok diğerinde az olan
Kimin kime hırsı var, kim kimden korkar
Sevgiyi merhameti azaltan, yalısında sinsice sırıtır
Kahkahalar, kadehlerle bölüşülür

Özgürlük hayalinin ve onurun horlandığı
Keyfin ve kibirin bir sonu var
Yakılan bu cehennem ateşinde
Yıkılan lanetli bir zamandır
Her zalim, gömdüğü kemiklerin altında kalır

Ve “ŞİMDİ”, geçmişi bağrında gül eyler
Direnenler, neylerse güzel eyler
Hoş bir sedadır geleceğin ışığı
Kör kuyulardan dolup, kör gözleri açar
Şavkıyla ısıtır yeryüzünü
Vicdanları saran o gül kokusu
Kadim çağlardan yansıyan aşkın özüdür

Aydın Mutlu Dinçoğul

12391011_10153786949712232_2583635959414073285_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir