Sıkıştırılmış Öznellik

Eğer katıksız bir megaloman değilseniz, düşüncelerinizin eksiksiz ve kesin bir sistematik içerdiğini iddia edemezsiniz. Fakat etik olarak tüm özgürlüklerin bağımsız ve adanmış bir savunucusu iseniz, tiranlara ve firavunlara yani insanı, hayatın her tarafından kıskaca alan, doğal kalma ve doğallaşma çabalarına karşı zor kullanarak insan hayatlarını belirleyen zalimlere karşı çıkarsınız. Onların[…]

İKTİDARIN ÇOKLU AĞI VE ÇOK YÖNLÜ ÖZGÜRLEŞME

Kadın ve erkek ayrıştırılır ve özsel niteliklerin belirlendiği ayrı sabit kategoriler olarak algılanırsa, kadın ve erkek, ikili bir karşıtlık gibi bir kutupsallaştırma içinde mutlaklaştırılır. Keskin farklılıklar ve benzersiz uçlar oluşturan bu zoraki mantık, toplumsal belleğin tarihinde onulmaz derin yaralar açar ve geri dönülmesi kaçınılmaz olan hataların oluşmasına neden olur. Elbette[…]

ERKEĞİN AKLA VE BİLGİYE HÂKİMİYETİ VE AKLIN, SÖZDE ERKEKÇİ TEMELİ

Gerçeği anlamak için, doğru ve iyi düşünmeyi başarabilmek, en büyük savaştır. Eleştirel fikirler üretebilmek, bu cephenin ilk ve en önemli mevzisidir. Akıl, dünyayı değiştirebilme gücü olarak, insanı çevresine karşı özgürleştiren, zekâ ve seçme yeteneğidir ama aslında tarihte ilk kirletilen ve perdelenen, düşünce üretme alanı da yine akıldır. Aklın, doğal duyguları[…]

UMUDUM…

UMUDUM Gün batımıdır Bir bakarsın doruklarda kar Bir bakarsın çiçekler açar Dalmışsın yitik hayallerine Bitmez mi çilem dercesine Ne düşünürsün cahil kaderim Yine hangi renkten biçersin düşlerimin dokusunu. Ellerim asırların nasırını taşır Gönlüm yine gül bahçesi Dokunmayın gözlerimin buğusuna Dilimde yarimin tükenmez nefesi Ben bilirim kaç göç yıllarını Bir ben[…]

HAKİKATİN TEKLİĞİ, HAKİKATE ULAŞMANIN ÇOKLUĞU İLE ÇELİŞMEZ.

Kadınların düşünsel, duygusal ve toplumsal alanlarda ödünsüz özgürleşme istekleri, bugün hala dünyanın büyük bir bölümünde ete kemiğe bürünmüş değildir. Binlerce yıllık kölelik zincirlerinin kökten koparılması ve insanlığın doğal kodlarına dönmesiyle, insanlık er geç hakikatin doğal akışıyla buluşacaktır. Hakikate ulaşmanın yolu çoğul olsa da insanlığın hakikati tektir. Hakikate, insanların ayrımlarını derinleştirerek,[…]

ABD’nin HAZİN VE KANLI SONU

Dünya nüfusunun % 4’ünü oluşturan ABD, Dünyada çıkarılan enerjinin %26’sını tüketiyor. 2005’de petrol tüketiminin %53’ünü dışarıdan sağlamak zorunda kalmış olan ABD bu gidişle ve her yıl ülkesinde çıkardığı petrolün miktarı azaldığı için, 2020 yılında ihtiyacının yüzde %78’ini dışarıdan sağlamak zorunda kalacak. Stratejik soru şudur: İçerdeki petrolü son on beş yıldır[…]

GÜLMENİN, GÖNÜLLERDE GÜLLER AÇTIRDIĞI, AĞLATAN KEDERİN BÖLÜŞÜLDÜĞÜ BİR DÜNYA KURALIM…

Aşkın cennet bahçesinde günahlarından arınarak, huzurla uyumayı ve sevip sevilerek, kardeşçe yaşamayı, bir avuç zalim dışında kim istemez? 12 Eylül zindanlarındayken Vehbi Koç’un Kenan Evren’e yazdığı talimatname mektubunu değerlendirdiğimiz günler geliyor aklıma.” Bugüne kadar hep işçiler güldü, şimdi de biz güleceğiz” Zalimlerin gülmekten anladığı budur. Gülmek, onlar için sömürmektir. Azgın[…]

TOPLUMSAL EKOLOJİ FELSEFESİNDE DOĞRULAR VE YANLIŞLAR

Herkesin kaçınılmaz olarak kabul edeceği bir gerçeklik vardır. Endüstriyel çılgınlığın artan pervasızlığıyla hızlanan ekolojik yıkıma karşı, ve yeryüzünde tahrip edilmeden kalan şu anki doğal çevrenin bundan böyle korunabilmesi için doğayı; kendini yenileyebilir ve koruyabilir bir konuma ulaştırmak zorundayız. Ayrıca daha önemlisi, ekolojik yıkımın son bulması için vereceğimiz bu mücadelenin, toplumsal[…]

DOĞA, TOPLUM İLİŞKİLENMESİNDE TOPLUMSAL EKOLOJİ

Toplumsal ekoloji düşünürleri M. Bookchin ile F. Capra, (*1) doğanın kendi içinde hiç de hiyerarşik bir oluşum ve gelişim içinde olmadığını ve doğanın bu anti-hiyerarşik yapısallaşmasından hareketle, toplumun da doğanın aklına/hikmetine uygun düşecek şekilde, âdemi-merkeziyetçi ve konfederalist oluşumlara açılması gerektiğine inanırlar. Bu düşünürler, doğadaki çok çeşitlilik ve farklılaşmanın doğal oluşundan[…]

Hangi Eşitlik? “Hiyerarşik eşitlik”mi, Yoksa Doğal Eşitlik mi?

Doğallık doğallaşma, eşitlik eşitlenme vurgusu önemlidir. Zor hiyerarşisi, eşitlik konusunda muazzam bir kavram kargaşası tetiklemiş ve “Beş parmağın beşi bir olmaz” diyerek, doğal eşitlik ile fiziksellik ve nicelik açısından eşitliğinin karıştırılmasını özellikle sağlamıştır. Yazılarımızda sürekli işlediğimiz doğallık, doğallaşma, eşitlik, eşitlenme vurgusu önemlidir. Doğal Eşitlik: İnsanların fiziksel, sezgisel, duygusal farklılıklarının doğal[…]