NUH DÖNEMİ TUFANINDA, KURTULANLARDAN OLMAK…

Kurulacak hükümetin meşruluğunu sarsacak düzeyde bir red çizgisi gelişir mi? Bu bir merak konusudur, ancak geçici de olsa veya anayasal zorunluluk bahanesinin ardına da sığınılsa hükümete katılan ve katılmayan vekillerin, red ve kabul ölçütleri uzun süre tartışılacak. Türkiye’de kutuplaşma/ayrıştırma siyasetini ve savaşı derinleştiren tarafla, gerçek anlamda onurlu ve adil bir barışı ve bu eksende toplumsal birlikteliğin kökleşmesini güçlendiren tarafların, kaçınılmaz bir şekilde ayrışması, keskinleşerek sürecek.

Mevcut iktidar, yönetim tarzıma dokundurmam dese de, gerek küresel arenada güçlü bir siyasal aktör olmayı başaran Kürtler ve Alevilerin birlikteliği ve bunun diğer mazlumları da kucaklayarak genişlemeye devam etmekte oluşu, gerekse de giderek derinleşen kapitalist dünya krizi, zalimleri bir bir aşağı indirecek olan mazlumların en geniş ittifakına yol açıyor ve daha da açacak.

Ultra Kapitalizmin genişleme dönemi 68’lerde çoktan sona erdi ve ardı ardına gelen kesici krizler, nefesini kesti kesecek. Artık düşüşe ve yok oluşa doğru giderken, insanlığı kendi bataklığında bitirme riski taşıyan kapitalizm, geleceğimizi kısmen belirsiz kılsa da, karanlığın alaca şafağa dönüşmesi de kesindir ve gelecek, mazlum ezilen halkların güçlü ittifakında gizlidir.

Nuh tufanında, insanın kendine ve doğaya yaptığı kötülükler ve zulümler, bölgesel çapta yok olsa da ve bugün yeniden yeryüzünü zulüm çeperi sarmış olsa da, bugün yeryüzü her yana yayılacak yeni bir “Nuh Tufanı” sürecindedir. Bunun arası, ortası yoktur. Ya insanlığı korumak için mazlumlarla aynı safta birleşeceksiniz, ya da zalimlerle birlikte yok olup gideceksiniz. Hayat, hazır reçetelere hiç bir zaman itibar etmese de, hayatı; ahlaki ve vicdani temelde, kapsamlı çözümlemeyi başaranlar ve zulme karşı istişare edip en iyi yoldan ittifak edenler, mutlaka kazanacaktır.

Şu aşağıda sıraladıklarımızın içinde bile, zalimlerin şaşkınlığına basit örnekler bulmanız mümkündür.

MHP Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu ” Türkiye gelinen 13 yılın sonucunda ağır güvenlik ve ekonomik zorluklar içindeyken; 46 yıllık tarihî, köklü ve saygın bir mensubiyeti olan MHP’nin Genel Başkan Yardımcısı’na böyle bir teklifin yapılması cüretine tepki olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevimden bugün itibariyle ayrılıyorum.”
CHP’den Tekin Bingöl ile Erdoğan Toprak, Davutoğlu’nun bakanlık teklifine ilişkin yaptıkları yazılı açıklamada, “Geçici hükümette CHP’yi temsilen yer alarak, hak etmediği itibarı vermemek amacıyla Anayasa’nın 104 ve 116. maddeleri uyarınca 26 Ağustos 2015 tarihli teklifinizi reddettiğimizi bilgilerinize sunarız” dediler.
İlk olarak kabul ettiğini açıklayan MHP’den Tuğrul Türkeş olurken, kararı partisine bırakan HDP İzmir milletvekili Müslüm Doğan şu açıklamayı yaptı. “ Bu taleple ilgili daha önce partimizin yetkili organlarından çıkan karar gereği zaten katılma yönünde bir karar almıştık. Burada şu yanlış anlaşılmasın. Bir koalisyon değil anayasal gereklilikten kaynaklı bir hükümet kurma çalışmasıdır. Anayasal gereklilik üzerine biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. Gelen bu davet konusunda partimizin yetkili organları karar verecek”

Aydın Mutlu Dinçoğuljohn-martin-11470-nuh-tufani-889x651

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir