NEFRETİN SONU YOKSA İNANCIN ve SEVDANIN SÖNMEYEN IŞIĞI VAR

Başımıza gelenlerin hepsine kader dediler. Bütün suçu, günahı, çizdikleri o kadere yüklediler.Zulüm duvarları çepeçevre örüldü. Gözbağcılar, sihirleri sürdürdü. Hayat ki, sevgi ve merhamet ocağıydı. İnsanlar, her gün bir güzellik bölüşürdü.

Halbuki saflarımız ne kadar net. Nefret kuşananlar ve kin kusanlarla, sevecenliği örenler ve merhametle insanlığı kucaklayanlar, nasıl olur yan yana bu güzelim dünyada. 

Nasıl biter yeryüzü cennetinin bahçesinde, kahrolası karaçalılar.

Ey zulüm, söner mi sandın sevdaların ışığı. Biri biter biri başlar, iyilikle karılmıştır mayası. Okyanus gibi engindir o sevdalar, çırpınır gönülden gönüle sevecen dalgalar.
Bak ufukta dalgalanıyor yine, her yeni aşkın kendi özgün bayrağı.
Sevginin kahramanlarıdır onlar, bölüşür fedakarlığı.
Aşk varsa umut var, bölüştükçe çoğaltıyoruz gene sevgimizi. Yeryüzü, cennet olacak bir gün

Ve biz sevdalılar, henüz kaybetmedik insanlığımızı.

 

Doğallığın Unutuluşuna Ağıttır Yüreğim…

Farkına vardınız mı canlar, çoğu insan, kimseyle sohbet etmiyor artık. Sadece kendi kendisiyle konuşuyor. Dertlerimiz çoğalıyor ama mikro düzeye ufaltılıp, ayrıştırılıyor. Paylaştıklarımız ise birleşip bütünleşeceğine, azalıyor. Sanki herkes, sadece kendi kendisiyle konuşarak yaşamaktan memnun gibi duruyor. Her duyguya göre bir maske ve kalıp, her duruma göre bir şablon yaratmakla avunuyoruz. Ah yaralı ve direngen yürekler. Ah yaratıcı ve üretken duygular, siz ayağa kalkın ve asla coşmaktan ve coşturmaktan vaz geçmeyin. Bütün umudumuz aşk ile dolan bu yüreklerde saklıdır ve doğallığın anahtarları, ormanın derinliklerinde, dağların yüceliklerinde ve derinden akan nehirlerin kaynaklarındadır Anahtar bebelerimizin avuçlarındadır.

Aydın Mutlu Dinçoğul

1467179_1524427187772992_3519055438718954420_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir