İYİLİĞİN GÜCÜ ve ADALETİN MERHAMETİ

Yeryüzü hâlâ ayakta duruyorsa, iyi insanlar sayesinde ayakta durmaktadır. Tanrının saf ve mutlak adaleti, merhametin en şeffaf halidir. Tanrı, adaleti çok merhametli olan, mutlak bir yargı gücüdür.

Birkaç örnekle açıklarsak: Tanrı, peygamberinin yakarışına karşılık, eğer dürüst bir kaç insan dahi kalmışsa, yoldan çıkmış olan Sodom ve Gemora kentlerini bağışlayabileceğini bildirmiştir.
Musa peygamber 40 gün Tur dağında kaldığında, buzağıya tapmaya başlayan Yahudi halkını yok etmeye karar vermiş, ama Musa peygamberin merhamet çağrılarına karşılık vererek, halkı bağışlamıştır.

Öte yandan yeryüzünde masumlar ve mazlumlar sürekli cefa çekmekte ve kötülerse refaha kavuşmaktadır. İnsanın kurnazlığa da kayabilen sınırlı aklı, bu noktada Tanrının adaletini onaylamakta zorlanır. Hâlbuki sorun Tanrının adaletinde değil, insanın azgınlığında, bozgunculuğunda ve sahte bilgeliğindedir. insanların çoğunluğu adil olmadığı gibi, çoğu da adaletsizlikten bîhaber ya da korku içinde zulme seyircidir. Mükemmel bir dünya adalet dünyasıdır ama yaşadığımız şu an ki dünyada adaletin ancak kırıntıları vardır.
Yeryüzü tarihinin her döneminde ve ihtimal günümüzde de, iyilik yaparak ve hiç günah işlemeden sadelik içinde yaşayan adil insanlar, her bölgede belki de iki elin parmakları kadardır. Bu anlamda dünya tarihi hiç de mükemmel bir adalet içermemektedir.
Eğer dünya, Hakk’ın gazabıyla henüz tamamen yok edilmiyorsa, bu durum, çok az sayıda da olsa mevcut olan insan-ı kâmillerin merhamet çağrılarının yüzü suyu hürmetine mümkün olmaktadır. Zulme asla boyun eğmeyen ve adaletin merhametini savunanlar, bu bilgelerin yanındadır. Müddet dolduğunda ise hiçbir zalim ve sapkın, Hakk’ın gazabından kurtulayamayacaktır. Kurtulanlarsa, kötülüklerden her daim sakınan ve karşılıksız iyilik yaparak sadelik içinde yaşayan, adil insanlar olacaktır.

Aydın Mutlu Dinçoğul

12038144_1099826850041565_5770130596763842257_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir