DOĞAL DİNLER VE SEMAVİ DİN

Bugün yeryüzünde hakim olan farklı inanç dünyaları, asırlar süren kaynaşma ve paylaşımlar sonucunda bir evrim geçirmiş ve insanlığın, barış ve adaleti için var olagelen inançların ortak olumlu noktaları, tek tanrılı kutsal metinlerle devam etmiştir. (*)

Dinin, zora dayalı iktidar ve hiyerarşi kurucu bir öğe olarak algılanmaması koşuluyla, kadim doğal dinlerle, semavi din arasında karşılıklı bir şeytanlaştırma ve ötekileştirme yaratmak, kötülüğün kökenine ve en başına geri dönmektir.

Bunun yerine ortak noktalardan hareketle, karşılıklı saygı korunmalı ve inançlar arasında kaskatı bir hiyerarşi yaratmaktan kesinlikle kaçınarak ve faydalı ortak geçişlere, farklı inançlar arasında doğal ilişkilere kanal açarak, farklılıklara saldırganlık zihniyeti aşılmalıdır.

İnsanlığın birliği yolunda en büyük hatalardan biri, kendi yaşadığı coğrafyada varolan inançların, sadece kendisine ait olduğunu ve diğer inançlarında, kendi coğrafyasından diğer alanlara yayılmış olduğunu sanmasıdır. İnançların tek bir coğrafyaya ve tek bir etnisiteye özgü görülmesi, inançları dar bir alana hapsetmektedir. Sonuçta ise inançların kaynaşma, paylaşma, adaletle ve iyilikle ortak yaşama nedenleri; bölgecilik ve kavimcilik gibi zararlı aidiyet kalıplarıyla çürütüp, yok edilmektedir. Bugün yeryüzünün birçok yöresinde, insanlığın ortak değerlerini yaşatan vicdani ve ahlaki ortaklaşmanın nüvelerini bulmak mümkündür. İyilik, güzellik ve doğruluk her yörede ve benzer şekillerde dile getirilmektedir. Bu doğallığın nedeni, insanların aynı yaratılış kökenlerine sahip olmalarıdır. İnsanlığın kardeşliği, inanç düşmanlığından değil, inançlara saygıdan geçmektedir.

Yeryüzündeki dini ritüeller, biçim ve tarz olarak değişiklik içerir. Ancak ibadet, yeryüzünde ortaklaşılan temel öğeleri kapsar. İnsanlığın ortak yaşama gayesinde; barışı, adaleti ve iyiliği koruma sürekliliği , ibadetin bu evrensel ortak kadim değerlerinin korunmasıyla mümkün olacaktır. Ritüellerdeki farklılıkları abartarak, ibadetin özünü gölgelemek ve perdelemek ise, insanlığın parçalanmasıyla sonuçlanmıştır. İbadetin özü, insanlığı birleştiren karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan yardımlaşma, dayanışma ve değerlerin karşılıklı paylaşımı ve destekleşmedir.

Aydın Mutlu Dinçoğul
_______________________________

(*) Doğacı Ana-erkil dinlerden olan Minoan/Girit dini, Güneşe tapmaya dayanan Pers kökenli Mitra dini, Altay dağlarından yayılan tek tanrıcı ve atalara saygıyı öngören Tengri dini, Asur’luların ve Babil’lilerin çok tanrılı dinleri, Meksika ve Orta Amerika’daki Aztek ve İnkaların Olmec dini ve Mardinli Mani-i Nakkaş’ın kurduğu Mani dini, yok olan inançlardandır.
Ve yine Mısır’ın çok tanrılı Atenizm dini ve Akdeniz ile Ürdün nehri arasında yaşayan Kenani dini, Museviler tarafından aşılmıştır.

Ancak semavi dinin, Şamanizme, Paganizme, Animizme ve ataların ruhuna saygı eksenli tüm geçmiş dinleri, toplumsal inanç literatüründen silme süreci bugün bile tamamlanmış değildir.

10934426_10204727756847192_2039799598_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir