ERKEĞİN AKLA VE BİLGİYE HÂKİMİYETİ VE AKLIN, SÖZDE ERKEKÇİ TEMELİ

Gerçeği anlamak için, doğru ve iyi düşünmeyi başarabilmek, en büyük savaştır. Eleştirel fikirler üretebilmek, bu cephenin ilk ve en önemli mevzisidir. Akıl, dünyayı değiştirebilme gücü olarak, insanı çevresine karşı özgürleştiren, zekâ ve seçme yeteneğidir ama aslında tarihte ilk kirletilen ve perdelenen, düşünce üretme alanı da yine akıldır. Aklın, doğal duyguları[…]

HAKİKATİN TEKLİĞİ, HAKİKATE ULAŞMANIN ÇOKLUĞU İLE ÇELİŞMEZ.

Kadınların düşünsel, duygusal ve toplumsal alanlarda ödünsüz özgürleşme istekleri, bugün hala dünyanın büyük bir bölümünde ete kemiğe bürünmüş değildir. Binlerce yıllık kölelik zincirlerinin kökten koparılması ve insanlığın doğal kodlarına dönmesiyle, insanlık er geç hakikatin doğal akışıyla buluşacaktır. Hakikate ulaşmanın yolu çoğul olsa da insanlığın hakikati tektir. Hakikate, insanların ayrımlarını derinleştirerek,[…]

GERÇEK SEVGİNİN İZİNDE

İnsanlar bazen birbirlerine, içlerinden geçen hayal ettikleri sevgi sözlerini söylemek yerine; kırıcı, yıpratıcı hatta küçültücü sözler sarf ederler. Bu incitici söz ve tutumların ardındaki nedenlerin açığa çıkartılması, insani ilişkilerin; derinlerde gizlenen ve bilinçaltına bastırılmış olan kök-nedenlerinin bilinmesi zorunludur. Bu giz perdesi açılmadan, insanların gönlü, sevginin sınırsızlığına açılamaz. İnsanlar bazen birbirlerine,[…]

ATAERKİL DÜZENE KARŞI BİR DİRENİŞ ANITI: MECDELLİ MERYEM (MARIA MAGDALENA)

Musa peygamber ile kardeşi Harun’un ve kız kardeşi olan Miriam’ın adı Tevrat’ta geçer. İbranice “Güzel Kadın, Kâhin Kadın” anlamına gelir. Fakat Hz. İsa’nın yaşadığı, Aramicenin yaygın olduğu dönemde, İbranice Miriam isminin yerini, “Efendi, sahibe” anlamında ve Aramice bir sözcük olan Mariam aldı. Bu sözcük efendi-sahip anlamındaki Mara’ dan türemiştir. Kurmanci[…]

TARİHSEL DİYALEKTİK MATRİS, TARİHİN BOYUTLARI

Kadınların üstü örtülen gerçek tarihi; acılarla, zulümlerle kimliksizleştirilen, kendine yabancılaştırılarak tanınmaz hale getirilen ve adeta toplumsal hafızaları silinerek en şiddetli sömürüye açık hale getirilen anaların tarihidir. Tarih sahnesine ilk düşen ve uzlaşmazlık içeren çelişki, cinsler arasındaki çelişkidir. İlk toplumsallaşma sürecinde cinsler arasında varolan gönüllü hiyerarşinin uzlaşabilir olan çelişkisi, uzlaşmaz bir[…]

KADINLARIN TOPLUMSAL BİR DİRENİŞİ: AMAZONLAR VE ÇIKARILACAK BAZI DERSLER…

Amazonlar nice kentler kurdular Anadolu’da ve Anadolu, toplumsal bir mücadele geleneği bırakan başeğmez Amazonların yaşam enerjileri ile dolup taştı. Anadolu’ya gelen her halk, Amazonların özgür ruhundan bir nefes, bir cesaret aldı. Onlar, kentler kuran ve kentleri savunan ilk kadın savunma güçleridir. Onlar, Anadolu’nun dağlarında ve kıyı şeridinde derin izler ve[…]

TARİHSEL DEĞİŞİMİN SONU YOKTUR..! AMA İLK AŞAMADA, KADIN EKSENLİ BARIŞÇIL ve TOPLUMSAL BİR ÖZGÜRLEŞME MUTLAKTIR

            TARİHSEL DEĞİŞİMİN SONU YOKTUR..! AMA İLK AŞAMADA, KADIN EKSENLİ BARIŞÇIL ve TOPLUMSAL BİR ÖZGÜRLEŞME MUTLAKTIR.   Tarihsel gelişim/değişim hiçbir zaman durmaz, durdurulamaz. Tarihi gerçek anlamda ileri götürense, toplumsal devrimlerin; köklü ve niteliksel dönüşüm yaratma güçleridir. Toplumsal ve politik devrimi, hayalden gerçeğe dönüştürenler; farklı dinamikleri[…]

Gılgamış ve Enkidu, Köleleştirilen Kadının, Araçsal Tuzaklara İndirgenişi

Dinler ve peygamberler tarihi incelendiğinde, dünyevi yasalarla halkları köleleştiren zalim iktidarların destan edebiyatlarıyla, ezilen mazlum halkların sözlü kültürle günümüze taşıyıp geldiği destanların, birbirinden ne kadar farklı olduğu hemen anlaşılır. Nuh Peygamberden sonra yeniden yozlaşan ve yoldan çıkan toplumu irdeleyen ve bir zorba hiyerarşiye geçiş döneminin sonunu betimleyen Gılgamış destanı, egemen[…]

ANALARIN BARIŞINDAN, BABALARIN SAVAŞINA

Derinliği olan ve bedeli zor bir soruyla başlayalım: Eğer yaşamım hakkındaki kararları kendim veremiyorsam, özgür yaşadığımı nasıl hissedebilirim?  Evet özgürlük kutsaldır, dokunulmazdır. Geldiği nokta çok hoş olmasa da, insan aklını özgürleştirmek için yola çıkan Batı’nın eleştirel aklını ve bilimini, sanat ve kültürünü topyekün inkar edemeyiz. Ancak her kültürün içinden, evrensel[…]

KADINLAR, ÖZGÜRLÜK YOLUNDA BİR BİRLEŞİRSE

Halen çok katı hiyerarşik bir dünyada yaşadığımız gerçeği, tekil ve homojen bir kadın kavramsallaştırmasının, anti-hiyerarşik bir bakışla sorgulanmasını gerektirir. Kadınlar, birleşik ve bölünmez bir kategori değildir. Sorgulama, bazı kadınların başka bazı kadınlara uyguladığı iktidar ilişkileri üzerinden de yürütülebilir. Örneğin yaşlı kadınların, genç kadınlar üzerinde ataerkil düşünme tarzını üreten iktidar kurucu[…]