Küresel Şirketlerin, Askeri Kapitalist ‘Gösteri Demokrasisi’

  Kapitalizm, dünyadaki her şeyi istediği gibi kullanabileceği bir nesne haline dönüştüren ve insanların, ahlâksız yıkımın doruğuna çıkartıldığı, lâkin zulmü yapanların kurnazca gizlendiği, en çarpık ve kaotik sistemdir. Kapitalist sistemde, insanların kendi belirledikleri bir çalışma hayatına özgürce sahip olmaları ve kendi özgür emekleriyle bir ürün üretmeleri ve böylece ürettiklerine yabancılaşmamaları,[…]

VAHAMET..! ORTA DOĞU ÇATLIYOR..!

Türkiye, NATO kapanında Rusya’nın sofrasına sunuluyor..! Düşen Rus çağı olsa da, esas düşen Türkiye’nin alt emperyal dış politikasıdır. Derinleştirilen emperyal politikalar sonucunda, bölgede yaşayan halkların ve inançların, iktidar için birbirini katletmesi ve bölgenin nüfus yapısını değiştirerek ayrıştırmaya yönelik fırsatları değerlendirmesi giderek süreklilik kazanmıştır. Amerikan 11 Eylül’ü sonrası başlayan bölgesel savaş[…]

PARİS PATLAMALARI ve MAZLUMLARA VURULAN YENİ HALKALAR

Fransa’nın 11 Eylülleşmesi ısrarla sürdürülmektedir. Vahabi mezhebinin takipçileri, Avrupa’nın başkentlerinde “İslam adaleti” adına terör estirmeye devam etmektedir. Bu terör eylemlerinin en çok kimin işine yaradığı açıktır. Terör trendi yükseldikçe, bölgesel ve küresel savaş naraları atılmaktadır. Bu sayede, Orta Doğu’nun mazlum halklarının hem kendi aralarında hem de Avrupa ve Amerika’nın metropollerinde[…]

SEÇİM SONRASI GELECEK GÜZEL GÜNLERİN ONURUNA

Seçimlerden sonra kurulacak hükümet, bir koalisyon hükümeti olacaktır. Bunun bir nedeni, artık yönetemez duruma düşen iktidara karşı; Kürtlerin, Alevilerin, ve demokratların büyük çoğunluğunun HDP çatısında birleşmesi ve baraj diye bir sorunun kalmamasıdır. HDP, bütün inançlardan, etnik kökenlerden ve farklı yaşam biçimlerinden insanların ve özellikle kadınların, gençlerin ve eko-sisteme yönelik kaygısı[…]

SIRADAKİLER ve KARARSIZ, BEKLEYENLER

Hepsi sıraya girdiler Adaylıkta kıran kırana bir rekabet başladı. Bir itiş kakış, bir kovalamaca yakalamaca.. Görüşmeler fısıldaşmalar. Kimse toz kondurmuyor adayına, partisine. Herkes kendini pir-i pak, karşıtlarını şeytan gibi görüyor güzel yarim. Her seçimde aynı terane aynı makam aynı tuluat.. Kollar sıvanmış, yumruklar sıkılmış, gözler keskin, hedefe kitlenmiş. Yılan diller[…]

NUH DÖNEMİ TUFANINDA, KURTULANLARDAN OLMAK…

Kurulacak hükümetin meşruluğunu sarsacak düzeyde bir red çizgisi gelişir mi? Bu bir merak konusudur, ancak geçici de olsa veya anayasal zorunluluk bahanesinin ardına da sığınılsa hükümete katılan ve katılmayan vekillerin, red ve kabul ölçütleri uzun süre tartışılacak. Türkiye’de kutuplaşma/ayrıştırma siyasetini ve savaşı derinleştiren tarafla, gerçek anlamda onurlu ve adil bir[…]

POPÜLİST POLİTİKALARIN SONU YOK…

              POPÜLİST POLİTİKALARIN SONU YOK… Sosyal demokrat partiler, işçi sendikalarıyla birlikte ve onlarla birleşerek tarih sahnesine çıktılar fakat kısa zamanda sosyalist kanat ve reformist kanat olarak bölündüler. 2.Dünya savaşı sonrasında Keynesyen politikalar, sosyal refah dinamizmine hayat verince gündeme yine oturdular. Fakat esas konu reformların[…]

SAHTE SEÇİMLER VE DEVLETÇİ PARTİLER KISKACINDAN TEK ÇIKIŞ

İnsanlar, yalnızlık korkularını aşmak için aidiyet isteği duyarlar. İnsanların, farklılıklar arasında seçim yapmaları ve kendilerini yeryüzünün herhangi bir bölümünde işledikleri bir toprağa ve kendi geliştirdikleri bir kültüre ait hissetmeleri, tarihsel derinliği olan ve her yeni gelişmeyle, bir parça ve sürekli değişen bir yapılanıştır. İnsanların muhayyilesinde, seçimlerini güdümleyen partilerin ve seçim[…]

KARA GÖZLERİNDE, ELVAN GÜLÜŞLER

Berkin’in kara gözlerine bakabilir misiniz, gaddarca sertleşerek ve taşlaşıp katılaşarak. Hiç hüzün duymadan ve o masum gözlere baktıkça, kin ve nefret duyabilir misiniz? Berkin, her yerden insanlığa bakıyor ve soruyor?Henüz bir çocukken neden vurulup öldürüldüm? Dünyanın adaleti nerede çöktü ve insanlık, vicdanını nerede yitirdi? Bu soruya, vicdanı olanlar ve dünyaya[…]

YA CEHENNEMİ KAOS, YA DA VİCDANİ ÖZGÜRLÜK

              KÜRESEL KONTRALAR, KİRLİ TEZGAHLARI DERİNLEŞTİRİYOR Paris saldırısı, sadece kınanmakla geçiştirilemez. Karşısında daha aydınlatıcı ve birleştirici bir duruş alınmalıdır. Çünkü küresel bir kontra senaryonun taşeron yapılar aracılığıyla icra edilme sürecinin bir devamıdır. Paris, Avrupa kültüründe ifade ve örgütlenme özgürlüğünün simgesel bir merkezidir. Avrupa gizli[…]