Sıkıştırılmış Öznellik

Eğer katıksız bir megaloman değilseniz, düşüncelerinizin eksiksiz ve kesin bir sistematik içerdiğini iddia edemezsiniz. Fakat etik olarak tüm özgürlüklerin bağımsız ve adanmış bir savunucusu iseniz, tiranlara ve firavunlara yani insanı, hayatın her tarafından kıskaca alan, doğal kalma ve doğallaşma çabalarına karşı zor kullanarak insan hayatlarını belirleyen zalimlere karşı çıkarsınız. Onların[…]

ZORBA HİYERARŞİ KARŞISINDA, BARIŞÇIL VE ÇOĞULCU ŞURA HİYERARŞİSİ

Şura toplumu, şura hiyerarşilerinin yatay ağlarının adaletli bir özgürlükle birleştirildiği bir toplumdur. Şuralar, karşılıklı saygı ve sevgiye azami önem veren, çoğulcu, barışçı, haddi aşmayan bir sadelik içinde inşa edilir. Şuralar arasındaki işleyiş ve yapısallık, toplumdaki uyum ve dengenin korunmasına hizmet eden, stratejik bir önem arz eder. Şura hiyerarşileri oluşturulurken, entelektüel[…]

İYİLİĞİN GÜCÜ ve ADALETİN MERHAMETİ

Yeryüzü hâlâ ayakta duruyorsa, iyi insanlar sayesinde ayakta durmaktadır. Tanrının saf ve mutlak adaleti, merhametin en şeffaf halidir. Tanrı, adaleti çok merhametli olan, mutlak bir yargı gücüdür. Birkaç örnekle açıklarsak: Tanrı, peygamberinin yakarışına karşılık, eğer dürüst bir kaç insan dahi kalmışsa, yoldan çıkmış olan Sodom ve Gemora kentlerini bağışlayabileceğini bildirmiştir.[…]

DOĞAL DİNLER VE SEMAVİ DİN

Bugün yeryüzünde hakim olan farklı inanç dünyaları, asırlar süren kaynaşma ve paylaşımlar sonucunda bir evrim geçirmiş ve insanlığın, barış ve adaleti için var olagelen inançların ortak olumlu noktaları, tek tanrılı kutsal metinlerle devam etmiştir. (*) Dinin, zora dayalı iktidar ve hiyerarşi kurucu bir öğe olarak algılanmaması koşuluyla, kadim doğal dinlerle,[…]

HANGİ DİN SOSYOLOJİSİ ?

Kapitalizmin şafağında doğan bilim tapınakçılığı, insanlığı uyuşturan tapınakçı dini yıkarak tahta geçmiştir. Otoriter iktidarların silahı olan dinin, ve dine dayalı yaşam tarzı ile hayat görüşünün, toplumsal hayattan çekilip gitmesi için insanlığı sorgulayan, eleştiren, yargılayan özgürlük bilincine ulaştırmak istemiştir. Ancak dini, egemenlikleri için yeniden şekillendirip, kullanmaktan çekinmeyen zalim güçler, bilimi de[…]

TEFSİR YÖNTEMLERİ

Kur’an’ı hemen hemen her gün okuyanlar ve Kur’an’da, ruhunun derinliklerine işleyen bir kudret bulanlar, onda özel bir bilim tarzının varlığını ve bilimsel genişliği bildiren ayetlerle açıldığını fark ederler. Kur’an’ı “anlayış düzeyinin”, her insanda kendine özel bir farklılık içermesinin doğal olduğunu bildiren ayetler, mecazî ifade ve benzetmeler, kıssalardan hisse çıkarılmasını öneren[…]

DAEŞ’ E AÇILAN KAPI, NASIL KAPANACAK?

Din, insanların içinde bulundukları sosyolojik duruma karşı, nasıl adaletle karşı çıkılacağına yönelik bir itiraz içerdiği ve haksızlıklardan esas/temel çıkış yolu olduğu halde, dini; yukarıdan ve yabancılaştırarak kurulan bir iktidarın, basit bir inşa aracı haline getirmek, dini beslendiği zemin ve köklerden uzaklaştırmaktır. Kur’an’ı çarpıtan bir dini savunmaktır. Merkeziyetçi bütün hegemonik iktidarlar,[…]

GÖSTERİ DEMOKRASİSİ VE ŞûRA TOPLUMU

Bugün yeryüzünde Hakk’ın hâkimiyetinde ve Müslümanların uygulayıcısı olduğu bir devlet yoktur. Yeryüzü, kapitalist modernizmin gösteri demokrasisi ağıyla kuşatılıp denetlenmektedir. Müslümanların devleti; ırk ve etnik bir temele dayanarak ayrışmayan, belli bir zümrenin veya “soylu” bir hanedanın, ya da seçkin/üstün bir kişinin hükmetmesine bağımlı kılınmayan bir devlettir. Müslüman devlet, bütün ayrıcalık ve[…]

TARİHSEL SORUMLULUKLARINI KAVRAYIP SORUMLULUKLARINA SAHİP ÇIKAN, HER BİLİNÇLİ İNSAN HAKK’IN YOLUNA ADIM ATMIŞ DEMEKTİR.

Hakk’ın yolu, Hakk’ın yasası yani sünnetullah, Hakk’ın takip ettiği davranış tarzı içinde toplumların değişimi, gelişimi ve çöküşüyle ilgili hüküm ve uygulamaları içeren anlamsal bir bütünlüktür. Sünnetullah, sosyolojik ve tarihsel bir içeriğe sahiptir. Kur’an, toplumların tarihsel süreçte ilerlemesinin ve gerilemesinin, dirilişinin ve yok oluşunun, neden ve sonuçları arasındaki bağıntıları ve ortak[…]