USUL USUL SIZLIYOR…

https://www.youtube.com/watch?v=Q22XshpJH2E&feature=share

 

USUL USUL SIZLIYOR

Doğduğunda içi bomboş bir daireydi hayat
Dolduruyorduk içini, bire bir ekleyerek
Gözlerinde kesişen anlamlı sorular
Adaletle uzlaşan yanıtlar arıyordu
Kuzuydu, ceylandı, yuvanın onuruydu

Her baharda çiçeklerle açıyordu hayat
Hiç solmayacak bir güzellik büyüyordu
Her gülüşüyle iyilik bir okyanus olurdu
Kötülük dağları aşıp sinsice sokuldu
Umudu ve neşeyi o anda vurdu

Usul usul sızlıyor yine çağların yarası
Zulmün sınırı yok, merhametin de
İt dalaşı değil, ekmek ve onur kavgası bu
Diz çökmeyi bilmeyiz, ayakta öleceğiz
Ruhumuzu kanatan anıların kırıntısı
Her yanı dolanır fitnenin fısıltısı

Bir çiçekti o, gün geldi açtı
Çiçek de solar, gün gelir güneş de
Aslı faniliktir alınyazısı
Lâkin hak değil bu, reva değil
Bulutlar kızarır utançtan
Acıdan susar rüzgârın öfkesi
Güneş solar, ay kararır
Kâinat yasa boyanır
Kader değildir bu kahrolası ferman
Yalnız zalimler utanmaz azabımızdan

Yok edilen masum nesiller dile gelsin
Andımız var ezelden
Alacağız Mazlumların ahını
Köşe bucak saklanan o kirli ellerden
Dağlar sırtlanıyor yetimlerin hakkını

Köpürsün dalgalar, kopsun fırtına
Sırt sırta verip çıkacağız cehennem çukurundan
Yemyeşil vadilerin pınarlarında şölenler vereceğiz
Çalsın aşkın ve kardeşliğin sadakat borusu
Göyneğimiz ateşten, gözlerimiz alev topu

İblisin orduları saf saf dizilsin
Nişan alsınlar alnımıza
Ciğerlerimiz dökülene dek
Göğüs göğüse koşacağız zafere
An be an, yudum yudum hak ederek onuru
Nasıl koruduysa atalarımız yurdunu
Boğazımızdan lokmayı
Sırtımızdan urbayı çalan soysuzu
Yalın ayak, aç çıplak, bitkin kalsak da
Anamıza, yarimize ve vatana sözümüzdür
Özgürlük ve barış bayrağının ruhu
Sonsuza dek dalgalanacak
Ve kıracak o kahrolası boyunduruğu

Aydın Mutlu Dinçoğul

USUL USUL SIZLIYOR…” için bir yorum

  1. .
    BENİM YANIMA KUL HAKKI İLE GELME…
    KOMŞUN AÇSA SEN TOK YATAMAZSIN… AĞAÇ KESEN BAŞ KESENLE EŞDEĞER GÜNAKARDIR… IŞİD… VS VS VS…

    Ben dinleri de birer TOPLUMSAL devrimler gibi görürüm.
    Çağına göre çağını ve içinde bulundukları çok aşan ilkeler getirmişler toplumsal dönüşümler, değişimler önermişler ve yapmaya çalışmışlardır.

    Kurucuları ya da ilk örgütleyicilerinin ölümü ile birlikte özünden amacından saptırıldığını düşünürüm.

    Tüm devrimler ve dinler tarihten süzülüp gelen “batıl inançlara”, geleneklere, göreneklere bunlardan beslenen çıkarcılara “EGEMENLERE” YENİK DÜŞMÜŞLERDİR.

    Be düşünelim HZ Muhammed’in ölümünde hemen sonra kabile ve o zamanların EGEMENLERİNİ ÇIKAR SAVAŞI hemen başlamış dört halifede öldürülmüş cinayete kurban gitmiştir.

    Onlardan sonra ortaya çıkan dört mezhepte, İmamlarının Müslümanlığı ve Kuran’ı geleneklerine göre yeniden yorumlanışında başka bir şey değildir.
    Bunlardan sonra ortaya çıkan tarikatlar cemaatlerde ayni şeyi yapmışlardır.

    İslam dünyası kendi tarihiyle hesaplaşmadıkça;

    Yeniden, İslam’ın çağını çok aşan toplumcu ve sosyal adaletten yana özüne dönülmedikçe.

    Ve dünyanın binlerce yıldır EGEMENLERE, SÖMÜRÜCÜLERE, ÇIKARCILARA karşı çok ağır bedeller önenerek elde edilen gelişen insan hak ve özgürlüklerine uygun özgürlükçü bir tarifi yapılmadıkça İslam dünyası bu orta çağ karanlığından çıkamaz.

    Müslümanlığın bence den önemli ilkeleri;
    BENİM YANIMA KUL HAKKI İLE GELME…
    Bunun için ölünce helallik alınır.

    KOMŞUN AÇSA SEN TOK YATAMAZSIN…
    Türkiye’nin ve İslam devletlerinin haline bakın. Afrika da ve dünyanın her yerinde insanlar açlıktan ölüyor, Arap şeyhlerinin bizdeki bazı cemaat önderlerinin sonrada yetme zenginlerinin yaşamına bakın.

    AĞAŞ KESEN BAŞ KESENLE EŞDEĞER GÜNAKARDIR. İstanbul’u ve birçok yerde ormanlar, tarım alanlarını ve yeşil alanları çıkar uğruna katlettik…

    IŞİD… VS VS VS…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir